Erektil Disfonksiyon ( Sertleşme Problemi )

Toplum nezdinde erkek kimliğinin cinsel anlamda güç sahibi olmakla beslenip bagdaştırıldıgı bir atmosferde bu tip problemlerle gelip bir uzmandan yardım istemenin fikri bile erkek için korkutucudur.
Verilere göre ülkemizde 40-70 yaş arası erkeklerin %69’u ereksiyon problemleri yaşıyor. Bu %69’unsa ancak %1 %2 si tedavi için yardıma başvuruyor.
Bu koca “penise hükmedemeyen” erkek kalabalığı penis ile savaşa girme eğilimindedir, “kesip kurtulacağım” cümlesini devam eden hayatlarımız boyu süreçte defalarca duymamız tesadüf değildir.
İş savaşa girmek değil, istekleri ihtiyaçları ve problemlerine kulak vermek, anlamak ve çözmektir. Penis ile savaşa girerseniz kazanan hep penis olacaktır.
Cinsel ilişki öncesinde ya da esnasında kişinin ereksiyonu muhafaza edemeyip, birleşmeyi başlatacak ya da sonlandıracak sertliği yakalayamaması durumu erektil disfonksiyondur.
Bir çok erkek hayatının bir döneminde ereksiyon problemi yaşayabilir, bu hayatın akışında görülmesi doğal bir durumdur.
Erektil Disfonksiyon tanısı ise ancak aylar boyu, her birleşmede bu durumun sürekli ve yineleyici halde varlık göstermesi durumunda söz konusu olur.
Penisin dilini ve ihtiyaçlarını bilmek önemlidir; doğru partner, doğru uyaran,  doğru ortam üzerinde düşünülmesi ve konuşulması gereken diğer ihtiyaç basamaklarıdır.
Doğru tedaviyi ararkenki süreçte ilk başvurulan çözüm yolu genelde ilaçlar olur. Bu ilaçlar onlarca yan etkisine rağmen geçici çözümler sunarlar ve insan sağlığına zarar verme riski taşırlar. Sürekli kullanma fikri ise gerçekçi değildir.
İlaç kullanımı sonucu priapizm dediğimiz rahatsızlık durumu yaşanır, kişiler 112’lik dahi olur. Bu durum ilaç sonrası 3-4 saati bulan erekte olma hali ve geçmeyen durumun getirdiği şiddetli ağrı yan etkisidir. Bu süreçte maalesef ilaçlar sizin çözüm ortağınız değildir.
Peki çözümü nerede aramalıyız, hem de üzerine konuşurken hiç de konforlu hissetmediğimiz şu ereksiyon konusunda.
Etik değerleri ve meslek bağlayıcılığı olan ruh sağlığı uzmanı psikiyatr ve psikologların meslek içi ilgili alanında eğitim alan uzmanları sizin bu konudaki çözüm ortaklarınızdır. Unutmayın mesleki değerler gereği yargılayıcılık, kınama, özel hayatın ifşası gibi durumlar bu güvenli çatı altında yoktur, anlayış, gizlilik ve güven esastır.